Saffet Emre Tonguç / Seyahat Yazarı
Bu ayki konuğumuz ünlü seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç... Gezip görmek, yeni yerler keşfetmek ve anı yaşayıp tüm bunları paylaşmak üzerine dayalı bir yaşam öyküsü onunki... Paylaşmaktan keyif aldığı sayısız anı, görüntü ve bilgi var belleğinde... Puanyıldızı'nın kendisiyle yaptığı keyifli röportajı sizlerle paylaşıyoruz.
Ben şanslı seyahat yazarlarındanım. Profesyonel rehber olduğum için işim dolayısıyla sık sık seyahat ediyorum. Dolayısıyla bir kez değil, çok kez farklı bakış açılarıyla gözlemlediğim yerleri yazıyorum. Yazılarımda yaşanmışlık var, başkalarının yazdıklarının "kopyala-yapıştır" tekniğiyle alıntılanması söz konusu değil. Referans olarak aldıklarım kendi tecrübelerim, o yüzden de yazılar en doğal haliyle çıkıyor. Restoranlara, otellere ve yazacağım her yere turist olarak gidiyorum. Seyahat yazarı olduğunuzu söylerseniz size farklı bir muamele yapıp mekanları farklı gösterebiliyorlar ya da onların istedikleri doğrultuda yazmanızı istiyorlar. Her yerde paramı veriyor, faturamı alıyor, vicdanım rahat ve borçsuz bir şekilde düşüncelerimi satırlara döküyorum. Okurla empati kurup, mümkün olduğu kadar objektif bir çerçevede yazmaya çalışıyorum.
Her şey Boğaziçi Turizm ve Hotel Yöneticiliği Bölümü'nde okurken başladı. Dünyayı keşfetmenin keyfinin, kariyer yapmaktan daha önemli olduğunu fark ettim. Sizi bir ofise tıkıp senede on beş gün tatil veriyorlar, ben ise yaşamın tam içindeyim. O yüzden tüm projelerim sadece sevdiklerimi yapıp, yaşamı, gördüklerimi ve gözlemlediklerimi paylaşmak üzerine. Benimsediğim felsefe Romalıların Carpe Diem'i. Anın tadını çıkartmak çok önemli. Bu çerçevede yeni kitap projelerim var, TRT'nin "Limitsiz Keşif" programının danışmanlığını yapıyorum. Muhtemelen televizyon daha geniş kitlelere ulaşmak için daha sık kullanacağım bir iletişim aracı olacak.
Türkiye'nin en çok seyahat eden rehberi seçilen biri olarak 108 ülkeye gittim. Türkiye Tanrı'nın, gözdesi olarak yarattığı bir ülke. Olağanüstü bir coğrafyaya, doğanın ve insan emeğinin en güzel eserleri serpilmiş. O kadar çok uygarlığın bu topraklardan izlerini bırakarak geçmesi bir tesadüf değil. Tanıtım konusunda başarılı olduğumuzu düşünmüyorum. Gelenler minimum beklentiyle gelip çok etkilenerek ayrılıyorlar. Dolayısıyla "word of mouth" yani kulaktan kulağa dolaşanlar Türkiye'nin tanıtımında tanıtımdan daha önemli rol oynuyor.
Bu liste çok uzar ama bir kaç yer belirtmem gerekirse Afrodisyas, Nysa, Phaselis, Termessos, Arycanda, Halfeti, Nemrut, Tillo, Kemaliye, Kapadokya, Beypazarı, Amasya, Aslantaş, Kaçkarlar, Munzır Dağları, Karadeniz Yaylaları, Macahel aklıma ilk gelenlerden...
Gitmediğim az yer kaldı ama Yakutistan, Moğolistan, Ermenistan, Botswana ve Ruanda listeme aldıklarımdan.
Oprah Winfrey, Colin Powell, İtalyan Cumhurbaşkanı Carlo Ciampi, Google CEO'su Eric Schmidt gibi çok sayıda önemli insanı gezdirdim. Adını herkesin ezbere bildiği çok ünlü bir Amerikalı ile İstanbul turu yapıyordum. "İstanbul iki kıta üzerine kurulmuş tek şehirdir" dedim. "Burası Avrupa, karşı taraf Asya" diye ekledim. Döndü: "Yani orası Çin mi?" dedi! Arkeoloji Müzesi'ne giderken Yunan ve Roma heykelleri göreceğimizi belirtince "Çaldınız mı?" diye sordu. Yunan medeniyetinin beşiğinin bu topraklar olduğundan, Romalıların İtalya'dan daha fazla izi Anadolu'da bıraktığından haberdar bile değildi.
Yaptığım işler beraberinde güzel ödüller getirdi. Bugüne kadar aldığım altı ödül var. İki kere en iyi seyahat yazarı seçildim. Türkiye'nin en iyi profesyonel rehberi ödülü aldım. Meslek üstün hizmet ödülleri kazandım. Tüm bu ödüller daha da iyiyi yapma konusunda güzel bir motivasyon oldu.
Türkiye ve Avrupa'da Görülecek 101 Yer kitaplarım satış rekorları kırdı. "Avrupa'da Görülecek 101 Yer" kitabım geçen yıl "En iyi turizm kitabı" ödülü aldı. Lonely Planet Türkiye'yi yazan Pat Yale ile üç senedir üzerinde çalıştığımız bir proje var. Her şeye rağmen dünyanın en güzel şehri olarak gördüğümüz İstanbul hakkında çok detaylı ve güncel bir kitap hazırladık. Hem İngilizce, hem de Türkçe olarak şubat sonunda yayımlanacak. Arşivimizdeki 26.000 fotoğraf arasından seçtiğimiz karelerle süslediğimiz iki kitabın toplamı 1200 sayfayı buluyor. Ardından Boğaz ve İstanbul mekanları üzerine kitaplar gelecek. Sonrasında Türkiye'nin bilinmeyen güzellikleri ve baştanbaşa Amerika kitapları var.
Otelpuan.com benim çok yararlandığım bir site. Otelleri kullanan ve objektif olarak fikirlerini yansıtan insanların tecrübelerinden yararlanma imkanı sağlıyor. Rekabetin nihai tüketici açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sitedeki listelerde üst sıralarda yer alabilmek için tesisler çok daha iyi hizmet veriyorlar. Dünyada tripadvisor.com neyse Türkiye'de otelpuan.com o.
Otelin kişiliğinin olması, servis kalitesi ve temizlik benim için çok önemli. Doorman'in girişte adınızla sizi selamlaması, personelin güler yüzlü olması, otelin ev atmosferi taşıması, tasarımı ve odada ufak bir hediye olması gibi küçük dokunuşlar beni etkiliyor. Detaylardan büyük resme giden biriyim. Geçenlerde kaldığım bir otelin havuzuna indim, görevli şezlongu hazırladıktan sonra kocaman bir güler yüz eşliğinde bir bardak suyla, soğuk havlu getirdi, "İşte servis" dedim.
Yurt içinde beğendiğim oteller; İstanbul'da Four Seasons, Bodrum'da The Marmara, Ölüdeniz'de Jade, Alaçatı'da Tash Mahal, Ürgüp'te Serinn House ve Sacred House, Kars'ta Kar's. Yurt dışında son zamanlarda konakladığım otellerden St. Moritz'te Badrutt's Palace, Bellagio'da Serbelloni, Muscad'da Chedi, Doha'da W, Barbados'da Sandy Lane, Masai Mara'da Kichwa Tembo, Bora Bora'da Nui, Buenos Aires'de Faena ve Rio de Janeiro'da Copocabana Palace'ı beğendim.
Türk tatilcisinin profili çok iyiye doğru değişiyor. Eskiden alışverişe odaklı olan turlar, kültür gezileriyle yer değiştiriyor. Patagonya, Özbekistan, Tanzanya ve Yeni Zelanda gibi uzak diyarlarda Türklerle karşılaşmak çok hoşuma gidiyor.
Kategorilerden birini seçin ve konuyu belirleyin.
Sorunuzu kutuya yazın ve gönderin.
Puan Yıldızı sorunuzu yanıtlasın.