Röportaj

Teoman Kumbaracıbaşı / Oyuncu

Puanyıldızı'nın yeni konuğu yetenekli oyuncu Teoman Kumbaracıbaşı... Tamamen tesadüf eseri başlayan oyunculuk kariyerinde sağlam adımlarla ilerleyen Teoman Kumbaracıbaşı, yer aldığı başarılı ve özgün projelerle adından sıkça söz ettiriyor. Kumbaracıbaşı; kariyeri, tatil tercihleri, bilinmeyen yönleri ve otelpuan.com hakkındaki düşüncelerini Puan Yıldızı'yla paylaştı.

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı?

Avusturya Lisesi'nin korosunda şarkı söylerken - o zamanlarda 16 yaşındaydım - koromuzun şefi Rudolf Kreuzhuber, aynı zamanda tiyatronun da yönetmeniydi, beni provaya çağırdı. Sebep? Sebep, bir oyuncunun kaçmış olmasıydı. O çocuğun kim olduğunu bilmiyorum ama onun sayesinde bugün çok sevdiğim bir mesleğim var.

İlk uzun metrajlı filminiz Yazı Tura'da canlandırdığınız uç karakterle tanıdık sizi. Nasıl bir deneyimdi?

Yazı Tura'yı bir deneyim olarak tarif etmek haksızlık olur. Yazı Tura benim oyunculuk konusundaki talihsizliklerimi toprağından söküp aldı, fırlattı. Bütün hayatımı olumlu yönde değiştirdi. Oyunculuk mesleğine olan tutkumu perçinledi. Umut verdi ilerisi için diyebilirim

Mühendis, tiyatrocu, sinema oyunculuğu ve çok da bilinmeyen müzisyenlik... Kendinizi bu dört farklı platformdan hangisine tam olarak oturtuyorsunuz?

Ben bir alaşım olarak hissediyorum kendimi. Yani mühendislik olmasaydı oyunculuğumun önemli bir kısmı eksik kalacaktı gibi geliyor. Tabi bu sırada stüdyo işletmeciliği, montaj operatörlüğü, sürekli olarak sürdürdüğüm hobilerim var. Tiyatroculuk benim dövmem, orada bir soru işareti yok. Sinema, benim yakın gelecekteki sevgilim. Bana kökenlerimi hissettiren, kim olduğumu, ne kadar çalışkan olduğumu sürekli hatırlatan ve pek de açık sözlü bir arkadaşımsa müzik. Ömür boyu peşinde olacağım.

Bunların dışında kendinize ait dublaj stüdyonuz var. Burada ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Eğitim CD'leri dublajı, film müzikleri kayıtları, tabii ki müzik kayıtları ve provaları. Tanıtım filmleri çekiyoruz, bu filmlerin tüm post-prodüksiyonunu kendimiz yapıyoruz. Bunlar tabi büyük projem olan uzun metrajlı film için ön hazırlıklar gibi görülebilir...

Televizyon dizilerinde rol alan bir oyuncu olarak her kanalda ortalama 10 dizinin yayınlanıyor olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Antalya'nın küçücük koylarına nasıl onlarca otel yapılıyorsa, bir kanalda 10 dizi olmasına şaşmamalı. Nicelikler, nitelikleri getirir, sözünü hafızadan eksik etmemek gerek.

Şu an oyunculuk anlamında üzerinde çalıştığınız projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

"Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak", - İtalyanca bilmememe karşın- Ali İlhan'ın yazıp yönettiği filmde yine de İtalyanca oynuyorum, hatta bir İtalyan serserisini canlandırıyorum. 2010 yılında vizyona girmesi planlanıyor. Başrollerimizde Claudia Cardinale ve İsmail Hacıoğlu var. Bir dünya starıyla çalışmak, Fellini'yi anlatırken Federico diyen birisiyle aynı filmde olabilmek benim için inanılmaz bir övünç kaynağı.

Tatil kelimesi sizi için ne ifade ediyor?

Ütopya kelimesini çağrıştırıyor. O kadar az tatil yapan birisiyim ki. Özlemle, her yıl evet bu sene deyip kısacık tatilciklerle geçiriyordum. Ancak son 2 yıldır sanırım tatil denebilecek süreleri geçirmeyi başarmaya başladım.

Kış aylarında tatil tercihleriniz nereleri oluyor?

Kış ayında tatile çıkacak kadar demedim tabi. Kışın çalışıyorum.

Yoğunluğunuz arasında kısa tatil kaçamakları için tercihleriniz var mı?

Evet, sevgilimle Kıyıköy'e kaçtığımız oluyor. Nadir de olsa. Her an setten çağrılabileceğimiz için, İstanbul'a çok uzak olmayan yerlere gidiyoruz.

Oteller hakkında daha önce konaklamış misafirlerin olumlu-olumsuz görüşlerini içeren otelpuan.com, sizce tatilciye ne gibi faydalar sağlıyor?

En önemlisi dürüstlük, dürüst olmayan tanıtımlardan etkilenen ve belki de bizim gibi uygun otelleri araştırmaya çok da vakti olmayan insanların hızlıca oradaki gerçek tecrübeleri takip edebilmesi, hem tatil yapacak olan insanları, hem de otel yöneticilerinin neler yapması gerektiğini belirleyecektir. Bence son derece akıllıca bir uygulama. Önemli olan bu eleştirilerin yerinde olmasını sağlamak ve herhangi bir suiistimale yer bırakmamak...

Konaklama aşamasında tercih ettiğiniz otelde ne gibi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?

Genelde ilk baktığım şey otelin nasıl bir zevkle dekore edildiği, bu nedenle genelde büyük otellerden pek hoşlanmıyorum. Bir kişinin değil, bir mimarın ya da mühendisin teknik, ekonomik kriterlerini yansıtmak zorunda bırakılıyor. Bu ne yazık ki konsept oteller için de geçerli. O nedenle butik otelleri daha çok tercih ediyorum. Küçük otellerde, personel müşteri ilişkisi yerine daha samimi bir hava yaratıp aslında benim orada bulunma nedenime çok da yakın bir ortam çabucak kuruluyor. Ben otel müdürüyle tavla oynayamıyorsam, sabaha karşı karnımın acıktığını unutmayan komi Ahmet, çaktırmadan bana ton balıklı sandviç getiremiyorsa ya da resepsiyonistle iki lafın belini kıramıyorsak o otel bana 7 yıldız verse ne yazar.